KENZÜ’L-İRFÂN FÎ EHÂDÎS-İ NEBİYYİ’R-RAHMÂN
10,00 YTL
Kelâmî Dergâh-ı Şerîfi Postnişîni Fazîletlû Erbîlî El-Hâc Muhammed Es’ad Efendinin Kendi yazdığı mukkadimeyi tanıtım yazısı olarak koymayı uygun gördük.
Sa’y u gayret bizden, tevfîk ve hidâyet Cenâb-ı Erhamürrâhimîn’dendir.
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
اَلْحَمْدُ ِللهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَالصَّلوٰةُ وَالسَّلاَمُ عَليٰ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَليٰ آلِهِ وَصَحْبِهِ اَجْمَعِينَ.
Şu bedâyi-ı hâne-i âlemde[1] cevher-i insâniyyeti şa’şaadâr eyleyen [2] ne kadar ahlâk-ı hamîde ve evsâf-ı cemîle var ise, cümlesi, ummân-ı irfân[3] olan Peygamber-i zîşân Efendimiz Hazretlerinden alınmış ve tercümelerle bütün cihâna dağılmış iken; meârif-i İslâmiyyeden bî-behre[4] kalan neversîd kân-ı zamândan[5] ba’zılarının, gùyâ, “Menba-ı meârif, ecânibde imiş” zu’m-i fâsidine[6] düşdüklerini vakt vakt işidir[7], müteessir olurdum.
Birgün şu zehâb-ı bâtılı iki genç lisânından[8] bizzât dahi işitmekle, ol bâbdaki teessürâtım arttı. Binânealeyh, nihâyeti vahîm[9] olan bu gibi efkâr-ı sakìmeden ihvân-ı dînimizi[10] kurtarmak üzere, Nebî müşârun-ileyh[11] Efendimiz Hazretlerinin ehâdîs-i şerîfelerinden saâdet-i dîniyye ve dünyeviyyeyi müştemil ü müstekmil[12] bin bir kadarını cem’ u tercümeye[13] başladım.
Ümîd ederim ki, “Kenzü’l-İrfân” serlevhâsıyla[14] tab’ u neşr edilen[15] şu eser-i âcizânemi mütâlea edenler, artık ahlâk-ı hamîdenin menbaı ve ulûm-i meârifin mecmaı[16], dîn-i mübîn-i İslâm olduğunu tasdîk; ve her dürlü hâllerini irâdât-ı ilhâmgâyât-ı Cenâb-ı Risâletpenâhîye tatbîk ile[17],ilmen ve amelen saâdet-i dâreyne vâsıl olurlar. Ve minallâhi’t-tevfîk.
Ahd-i cedîd-i meşrûtiyyetin pâdişâh-ı nev-câhı[18] ve hânedân-ı Âl-i Osmân’ın vâris-i bî-iştibâhı[19] bulunan Sultân Muhammed Hán-ı Hámis[20] Hazretlerinin zamân-ı sa’d iktirân-ı hılâfetpenâhîlerinde[21] en evvel tab’ u neşri tahakkuk eden[22] işbu kitâb-ı şerîfin hakk-ı ehakk-ı şâhânelerinde[23], bâdi-i envâ-ı mes’adet ve vesîle-i inhâ-i yümn-i bereket olmasını[24]Cenâb-ı Rabbü’l-izzet Hazretlerinden tazarru’ ve istirhâm eylerim. Rabbi yessir velâ tuassir![25]
İşbu risâlede cem’ edilen ehâdîs-i şerîfenin[26] nihâyetlerine mevzû’[27] işâretlerden (جا) “Câmiu’s-Sağîr”, (م) “Münâvî”, (ن) “Nevâdiri’l-Usûl” nâm kütüb-i mu’tebereden me’hûzolduklarına[28]alâmettir. Dûçâr-ı iştibâh olanların[29], kütüb-i mezkûreye[30]mürâcaat etmeleri arz olunur.
----------------------------------------------------------------
[1] Dünyâdaki güzel şeyler içinde.
[2] İnsânlık cevherini parlatan.
[3] Ma’rifet okyanusu.
[4] İslâmî bilgilerden habersiz.
[5] Yeni yetme zamâne câhillerinden.
[6] İlmin kaynağı yabancılardaymış, gibi yanlış zanlara.
[7] Zamân zamân duyar.
[8] O yanlış düşünceyi iki gencin ağzından.
[9] Netîcesi tehlikeli.
[10] Bozuk fikirlerden dîn kardeşlerimizi.
[11] İsmi zikredilen Peygamber.
[12] Dîn ve dünyâ saâdetini içine alan ve mükemmelleştiren.
[13] Toplamaya ve dilimize çevirmeye.
[14] Başlığıyla.
[15] Basılan ve yayınlanan.
[16] Güzel ahlâkın kaynağının ve ilimlerin toplandığı yerin.
[17] Bütün davranışlarını Peygamberimizin ilhâm netîcesi olan emirlerine uygun hâle getirerek.
[18] Yeni meşrûtiyyetin yeni tahta geçen pâdişâhı.
[19] Osmanlı hânedânının şeksiz vârisi.
[20] Pâdişâh Beşinci Mehmed Reşâd Hán.
[21] Uğur getiren halîfeliği zamânında.
[22] Basılması ve yayınlanması gerçekleşen.
[23] Bu kıymetli kitâbın adâlete daha lâyık olan bu devirde.
[24] Her türlü saâdete ve berekete ulaşmaya sebeb kılmasını.
[25] Rabbim kolaylaştır ve zorlaştırma.
[26] Toplanan hadîs-i şerîflerin.
[27] Sonlarına konulmuş.
[28] Çok i’tibâr edilen kitâblardan alındıklarına.
[29] Şübheye düşenlerin.
[30] Adı geçen kitâblara.